İl Gazetesi
il gazetesi reklam alanı

Öğretmenliğe adanmış bir ömür

23 Kasım 2016 - 18:53 'de eklendi ve 998 kez görüntülendi.
Öğretmenliğe adanmış bir ömür
  • İlkokul birinci sınıfa başladığımız andan itibaren eğitim hayatımızın her kademesinde büyük emekleri olan, çocuklarımızı ve gençlerimizi yarınlara hazırlayan eli öpülesi öğretmenlerimizin günüdür 24 Kasım.
  • Bir gün değil, her gün hatırlanması sözüyle ömrünün 49 yılını öğretmenliğe adayan, Kız Öğretmen Lisesi’nden mezun olarak sayısız başarılara imza atan, kadın olmasına karşın birçok zorluğa göğüs geren, Milletvekili, Rektör, Dekan, Doktor ve kendi gibi birçok öğretmen yetiştiren Hanife Pozan ile bütün öğretmenlerimizi, ilimizin en kıdemli öğretmeninin şahsında bir defa daha anmak istedik.
  • Hece hece, dizi dizi yıllarca emek vererek, öğrencilerini geleceğe en iyi şekilde hazırlayan Kırıkkale’nin eğitim çınarı, 49 yıllık öğretmen Hanife Pozan’ın eğitimle bütünleşmiş hayatındaki mutluluğu ve unutulmaz anılarını gazetemiz haber muhabiri Ahmet Gökdemir, siz değerli okuyucularımız için derledi.

Günümüzde mesleğe yeni adım atacak öğretmenlerin ilgiyle okuyacağına inandığımız o röportaj:

A.G: Sayın Hocam. Mesleğe hangi yılda ve hangi öğretmen okulundan mezun olarak nerede başladınız?

H.P: 12 Mart 1949 Niğde doğumluyum. Evliyim. İki çocuk annesiyim. Bir gelinim ve bir torunum var. 1968 Niğde kız öğretmen lisesi mezunuyum. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Ön Lisans bitirdim. İlk görev yerim Niğde Çiftlik Nahiyesi Kula Köycü’nde stajyer müdür olarak göreve başladım. Birleştirilmiş sınıflar okuttum. 1979 yılında Kırıkkale ’ye gelin olarak geldim. Karşıyaka İlköğretim Okulu‘nda göreve başladım. 33 yıl Mustafa Necati‘de görev yaptım.

A.G: İlk görev yerindeki anılarınızdan bahsedermisiniz?

H.P: Beşinci sınıfta Fatma diye nişanlı bir öğrencim vardı. Siyah önlük, beyaz yakanın altına şalvar giyip gelirdi. Her hafta sonu sınıfın kapısı çalınır kayınpederi; “Müdire hanım, gelinimi sınıfta bırakma emi. Nisan ayında düğünüzü olacak” derdi.

A.G: En çok hangi okulda görev yaptınız. Orada mezun ettiğiniz öğrencileriniz arasında yüksek makamlarda olanlar var mı?

H.P: 49 yıllık meslek hayatımın 33 yılı Mustafa Necati’de geçti. Eğitim verdiğim çoğu öğrencim güzel makamlara geldi. Serbest meslekten, milletvekiline kadar olan öğrencilerim var. Ak Parti Ankara Milletvekili Tülay Selamoğlu benim ilkokul öğrencim. Siyah önlüklü, beyaz yakalı kızım milletvekili oldu. Üniversitede rektör, dekan, mühendis, öğretmen, doktor, serbest meslek dalında birçok öğrencim var. Ve ben de şimdi onlarla gurur duyuyorum.

A.G: Sizin zamanınızdaki öğretmen okulları ile şimdi öğretmen yetiştiren kurumların farkları var mı?

H.P: Ben üniversiteyi de bitirdim. Ben öğretmen okulu mezunuyum diyorum. Bunu da gururla söylüyorum. Köy enstitüsünü bitiren öğretmenler gibi olamayacağım diye hep ağlardım.  Onlar gibi olamayacağım derdim ama çalışarak, severek, dürüst olarak onları da geçtim. Üzerine de ekledim tam 49 yıl boyunca bu mesleğe gönül verdim.

A.G: Zamanınızdaki öğretmen-öğrenci ve veli-öğretmen ilişkileri nasıldı? Şimdikilerle kıyaslama yaptığınız da aradaki farkı anlatabilir misiniz?

H.P: Biz Mustafa Necati’ye bütün öğretmenler gelin geldik. Bizler lojmanlarda oturduk. Bütün arkadaşlarımızın çocuğunu okuttuk. Acı, tatlı günlerimizde her zaman bir araya gelirdik. Bayramda, mutlulukta, acıda, hüzünde, kederde her zaman birliktik biz.

A.G: Mustafa Necati İlkokulu MKEK’nin himayesinde bir okul idi.  Gece kondu bölgesinde olsaydınız, bu başarıyı sağlayabilir miydiniz? 

H.P: Ailesini 3 yıl görmediğim velilerimin öğrencilerini de çok iyi yerlere getirdim. Örneğin Ahmet Aksoy. Eski yıllarda Anadolu Liselerine girmek, üniversite sınavlarına girmek gibiydi. Ahmet ilkokula geldiğinde yalnız geliyordu. Elini tuttum ve “Sen bu okula yalnız mı geliyorsun Ahmet!” Başını geriye itti ve ben yalnız gelebilirim dedi. Sonra çocuk hep yalnız geliyordu, sınıfta dersleri her zaman iyi dinliyordu. Askeriyede bulunan velilerin öğrencilerinden önce Ahmet okumayı öğrendi. Benim oğlumun yardımcı test kitapları vardı. Onu Ahmet’e veriyordum ve Ahmet iki gün sonra getiriyordu. Ahmet, kitapları mı beğenmedin dediğimde, “Bitirdim öğretmenim” diyordu. Anadolu Lisesi sınavlarına hazırlandı. 10 kişinin içerisinden il altıncısı oldu. Ahmet konusunda emeklerimiz boşa çıkmadı. Ahmet şuan çok güzel yerlerde.

A.G: Zamanımızda çalışan deneyimli öğretmenlerle, mesleğe yeni başlayan genç öğretmenlerimize tavsiyeleriniz nelerdir?

H.P: Biz her zaman planlı, programlı derse girdik. Bizim bir yıllık hangi konuyu işleyeceğimiz, neler yapacağımızı, ünitelerimizi ve testlerimizi hazırlardık. Biz severek, dürüst ve sevgi ile çalıştık. Ben, eğitim sevdalısıydım. İnsan ile yaşıyorum, benim ilacım eğitim, sevgi, dürüstlük ve azim. Tırnaklarımla kazıyarak bu yıllara geldim. Her şey para değildir. Hiçbir öğrencinizi asla ve asla küçük düşürmeyin.

A.G: Günümüzdeki öğretmenler nöbet tuttuğunda ücret istiyorlar. Sizler, geçmiş dönemde tuttuğunuz nöbetlerde böyle bir düşünceniz oldu mu?

H.P: Ben geçmiş yıllarda nöbet tuttum. Nöbetimi sevgi ve saygı çerçevesinde yaptım. Öğretmenlere sorduğumda, ‘Şimdiki çocukların, geçmiş dönemlerdeki çocuklarla bir olmadığını ifade ediyorlar.’

A.G: Son olarak eklemek istediğiniz bir şeyler var mı?

H.P: Öğretmenlerimiz, ne öğrencilerini, ne de velilerini mağdur etsinler. En başarısız çocuğu dahi ödül vererek evine göndersinler. Hiçbir zaman öğrencilerinin üzerinden desteğini geri çekmesinler.

A.G: Öğretmenler gününde ki davetimize iştirak edip İL gazetesi ailesi olarak bizlerle tecrübelerinizi paylaştığınız için sizin şahsınızda bütün öğretmenlerimizin, öğretmenler gününü kutlarız.

H.P: Çok mutlu oldum, heyecanlandım. Beni eskilere götürdünüz. İL gazetesi ailesine çok teşekkür ederim. Bütün öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlu olsun.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER