İl Gazetesi
il gazetesi reklam alanı

KÜÇÜK BEDENLERİN BÜYÜK SAVAŞI

03 Kasım 2016 - 13:02 'de eklendi ve 230 kez görüntülendi.
KÜÇÜK BEDENLERİN BÜYÜK SAVAŞI

Her Yıl 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar haftası çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Kırıkkale Sağlık İl Müdürü Mustafa Uzun yaptığı açıklamada “Çok nadir görülen bazı lösemi tiplerinde kalıtsallık (aileden geçiş) söz konusu olsa da, lösemi genel olarak kalıtsal değildir. Lösemi kesinlikle bulaşıcı değildir’’dedi.

 

LÖSEMİ NEDİR?

Uzun, “Lösemi, damarlarımızda dolaşan kanın yapım yeri olan kemik iliğinin normal olmayan, kök hücrelerin doğurduğu blast isimli kötü hücrelerce istila edilerek kan yapımının duraklamasıdır. Çocuklarda en sık 2-5 yaşlarında görülmektedir. Tahminen Türkiye’de her yıl 1200-1500 yeni lösemi vakası ortaya çıkmaktadır. Lösemi kan hücrelerinin bir grubunun hastalığıdır. Normal kan hücreleri temel olarak üç grupta toplanabilir: Eritrositler (Alyuvarlar) vücutta dokulara oksijen taşırlar. Lökositler (Akyuvarlar) vücudu mikroplara karşı korurlar. Trombositler (Kan pulcukları) kanın pıhtılaşmasını sağlarlar. Kan hücrelerinin ana yapım yeri kemik iliğidir. Buradaki Ana (kök) hücrelerden çoğalırlar. Kök hücrelerdeki bir bozulma sonucu blast isimli kötü hücreler kan dolaşımıyla yayılırlar. Blast, lösemi hastalarında görülen kötü huylu hücrelerdir. Kemik iliğinde üretilen blastlar normal kan hücrelerinin üretilmesine engel olur, birçok organı istila ederler ama normal kan hücrelerinin yaptığı işleri yapamazlar.’’

 

LÖSEMİ HASTALIĞININ NEDENLERİ NELERDİR?

Uzun, “Tam olarak kanıtlanmış olmasa da genetik bozulmalara yol açan ve günlük hayatta karşılaştığımız kimyasal maddeler,  gıdalardaki katkı maddeleri,  kullanılan ilaçlar, yüksek doz radyasyonla karşılaşma öyküsü, zehirli gazlar risk faktörlerindendir.  Down sendromu gibi kalıtsal hastalıklar, genetik yatkınlık, benzen türü kimyasallara maruz kalmak da bu risk faktörlerindendir.  Anne sütü alma koruyucu bir faktördür. Her yaşta görülebilmesine karşın, çocuklarda özellikle 2-5 yaş arasında daha sıktır.         Çok nadir görülen bazı lösemi tiplerinde kalıtsallık (aileden geçiş) söz konusu olsa da, lösemi genel olarak kalıtsal değildir. Lösemi kesinlikle bulaşıcı değildir.        Lösemide, lökositlerin sayısının düşük olması nedeniyle vücudu dışarıdan gelecek mikroplara karşı koruyabilecek bir savunma sistemi yoktur ya da zayıflamıştır. Bu yüzden dışarıdan gelebilecek hastalık etkenlerine karşı kendilerini koruyabilmek için maske takmak zorundadırlar.’’

 

LÖSEMİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

“Lösemi hastalığının belirtileri arasında yüksek ateş, iştahsızlık, solukluk, lenf bezlerinde büyüme, vücutta kırmızı noktalar görülmesi, burun ve diş eti kanamaları, vücutta morarmalar, kemik ağrıları, zayıflama sıktır. Özel bir belirtisi yoktur. Yıllık bir kan sayımı yeterlidir. Lösemi hastalığının yukarıda sayılan belirtilerinin bazıları başka bir çok hastalıkta da görülebileceği için,  sözü edilen belirtilerden bir ya da bir kaçını gören ana-babanın yapması gereken şey, en yakın sağlık kurumuna başvurmaktır. Kan tetkikleri yapıldıktan sonra bir hematoloji uzmanına danışmaktır. Tanı uzman doktor tarafından konulabilir. Tanımlamada kullanılan çeşitli tıbbi uygulamalar, temel ve ileri düzey kan ve kemik iliği tahlilleridir.  ALL (akut lenfoblastik lösemi) diğer lösemi tiplerine göre çocuklarda daha sık görülmektedir. AML (akut myeloblastik lösemi) başka bir akut lösemi alt tipidir. Lösemi tedavi edilebilen bir hastalıktır. Örneğin, standart risk ALL’de %91’e varan oranda tam iyileşme sağlanmaktadır. Ama tedavisi oldukça masraflıdır ve uzun sürer. Lösemi hastalığı tedavi edilmediğinde çok kötü sonuçlara yol açabilir ama acaba geç mi kaldık diye düşünülmeden hemen bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.’’

 

LÖSEMİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Uzun, “ Lösemi, tanı konulduktan sonra uzun süreli bir kemoterapi (ilaç tedavisi) ve sonrasında uzman doktorlarca uygun görülürse %5 oranındaki vakalarda kemik iliği nakli ile tedavi edilir. Lösemi alt tiplerine göre değişiklik göstermekle birlikte hastalığın tedavisi ortalama 2-3 yıl kadar sürer. Lösemi hastalığının grubuna göre başarı oranı değişmektedir. ALL standart risk grubunda başarı şansı % 91’dir. Ülkemizde birçok merkez yurtdışında uygulanan tedavi protokolleri uygulanmaktadır. Sonuçlar yurt dışı merkezlerle karşılaştırılmaktadır. Tedavinin uygun bir merkezde yapılması, temiz ve steril ortamın sağlanması, iyi ve dengeli beslenme ve psikolojik destekler tedavinin başarılı olmasında çok önemlidir. Her ilacın olduğu gibi, lösemi tedavisinde kullanılan ilaçların da yan etkileri vardır. Ağızda yaralar oluşması, bağışıklık sisteminin zayıflaması, kan hücrelerinin sayısının azalması, kanama, ishal gibi yan etkiler görülebilir. Lösemili hastalara uygulanan kemoterapi ilaçlarının yan etkilerinden biri de saç dökülmesidir. Tedavinin tamamlanmasıyla, diğer yan etkilerin yanı sıra saç dökülmesi de ortadan kalkar ve saçlar yeniden uzar.’’dedi.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER